Etiketler
Çin çayı diye de bilinen yeşil çay, 3000 yıldan daha uzun süredir Asya’da çok sevilerek tüketilen bir içecektir. Biber Hapı ile birlikte kullanılması şiddetle tavsiye edilen bir çaydır. Batı’da içilen siyah çaydan farklı olarak, daha az işlenmiş, çok farklı ve yumuşak bir tada sahiptir. Yeşil çay hoş içiminin yanı sıra, güçlü kanser savaşçıları olarak gelecek vaat eden polifenolleri de bol miktarda içerir. Düzenli olarak yeşil çay içen insanların mide, akciğer, yemek borusu, pankreas ve kalın bağırsak kanseri olma riskleri içmeyenlere oranla daha düşüktür. Özellikle bu konuyla ilgili yapılan ilginç bir çalışma, hem sigara hem de yeşil çay içen insanlardaki kanser oranlarının, sigara içen ve yeşil çay içmeyen insanlara oranla Önemli derecede daha düşük olduğunu gösteriyor.
Bu bulgular, yeşil çaydaki polifenollerin, önemli antioksidanların ve detoksifiye edici enzimlerin üretimini uyarabileceğini ve böylece vücuttaki kanseröz değişimleri engelleyebileceğini gösteren hayvan çalışmaları ile güçlendirilmiştir. New York, Valhalla’daki Amerikan Sağlık Vakfı tarafından yürütülen bir çalışmada, farelerin akciğer dokularına güçlü kanser yapıcı maddeler verilirken, bu farelerin yarısının içtikleri suya yeşil çay katılmış, diğer yarısına ise katılmamıştır. Birkaç haftalık çalışmanın sonunda, çay içen fareler arasında akciğer kanserine yakalanma oranı, diğer gruba göre yüzde 45 daha az çıkmıştır.
Bazı çalışmalar, yeşil çay polifenollerinin, en güçlü antioksidanlardan olan C ve E vitaminlerinden daha güçlü bir antioksidan etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Meksika Biberi’ nin de antioksidan etkisi bulunduğundan kombine kullanımlarda harika sonuçlar yakalayabilirsiniz. Ayrıca yeşil çay polifenolleri hayvanların derilerine uygulandığında, bilinen kanserojenleri ve aşırı güneş ışığına maruz kalınması sonucu oluşan deri tümörlerini de önleyebilmektedir. Yeşil çay polifenolleri içeren cilt kremlerinin artık doğal gıda dükkanlarında satılıyor olması ve güneşten zarar görmüş ciltler için ilaç olarak tavsiye edilmesi hiç de şaşırtıcı bir durum değildir.
Yeşil Çayın Kullanabileceği Yerler
Muhtemelen kalbi koruyucu özelliklerinden ötürü, yeşil çayın devamlı tüketildiği ülkelerde, kalp hastalıkları önemli ölçüde daha az görünmektedir. Yeşil çay yüksek tansiyonu ve yüksek kolesterolü düşürüp iyi HDL kolesterol seviyelerini artırarak anormal kan pıhtılarını Önlemeye yardımcı olur.
Uzmanların çoğu, yeşil çayın anti kanser etkilerinden tam olarak faydalanabilmek için günde 5 ila 10 fincan arasında içmemiz gerektiği konusunda hemfikir olmakla birlikte, bu, gerçekçi bir hedef değildir. Yeşil çay, kahvedeki kafeinin sadece yarısını içermesine karşın, 5 ila 10 fincan yeşil çay sizi aşırı sinirli yapmaya yeter. (Kafeinsiz bazı markalar da vardır, ama piyasada nadiren rastlanır.) Yeşil çay tableti markalarının çoğu kafeinsizdir ve pek çok insan tarafından tercih edilmektedir.
- Kanser oluşumunu engeller.
- Güneş ışınlarına bağlı dermatolojik hastalıkları iyileştirir.
- Antioksidan etkisiyle, pek çok farklı tipte kanseri önleyebilir.
- Günde iki kez, bir tablet kafeinsiz yeşil çay ve greyfurt ekstresi alıyorum. Bir tablet yeşil çay ekstresi 1,5 fincan yeşil çaya eşittir.
Yeşil çay içildiği zaman bakterilerin dişlere yapışmasını önleyerek diş çürüklerine karşı koruma sağlar. Yağ yakımına yardımcı etkisi de olduğundan Yeşilçay Biber Hapı’ nın yanında etki arttırıcı olarak da kullanılabilir. Eğer çay içmiyorsanız bir kapsülün içini bir bardak ılık suya boşaltarak ağzınızı bu suyla çalkalayabilirsiniz. Güneş yanıklarında ağrıyı dindirmesi ve iyileşmeyi hızlandırması için yanık yere soğuk yeşil çay sürün.
YÜKSEK KARBONHİDRATLI DİYETLER VE BİBER HAPI:
Aşırı kilolular incelere kıyasla karbonhidrat yönünden zengin diyetlerden daha kötü sonuç alıyor gibi gözüküyor. Örneğin Hemşire Sağlığı Araştırmasında aşırı kilolu kadınlarda kolay sindirilen karbonhidratlardan çok fazla yemek en çok kalp krizi geçirme olasılığının artmasıyla ilişkilendi. Bunun ötesinde Meksika biberi kullanımı yapan kilolu kadınlarda bu riskin azaldığı tespit edildi. Ayrıca gönüllülerden yüksek karbonhidratlı, az yağlı diyet yapılması istenilen deneyler HDL ve trigliserid düzeylerinde kalp için zararlı değişiklikler ve elbette kan şekeri ve insülin düzeylerinde artışlarla sonuçlandı. Bu değişiklikler en çok aşırı kilolularda belirgindi.
Daha açık bir şekilde söylemek gerekirse, düşük yağlı, yüksek karbonhidratlı bir beslenme aşırı kilolu olan ve fiziksel olarak hareketli olmayan biri için en kötü beslenme stratejilerindendir. Sağlıklı Beslenme Piramidi daha az rafine karbonhidrat, daha fazla iyi yağ ve daha fazla tam tahıllardan elde edilen karbonhidrat içeren bir beslenme tarzı önermektedir. Kilolu olsanız da olmasanız da rafine tahıllardan tam tahıllara geçmek mikro besin alımını artıracağından sağlıklı olacaktır.
Karbonhidrat içeren bazı besinler kan şekerini birden fırlatır. Bazıları da şekerlerini daha yavaş salar, reklamlarını görmüş olabileceğiniz yavaş salınımlı soğuk algınlığı hapları gibi hareket ederler. Yakın sayılabilecek bir zaman önce genel kural şekerlerin kan şekerinde ve insülinde hızlı bir artışa yol açtığı, karmaşık karbonhidratların ise daha gecikmiş bir tepkiye neden olduğuydu. Ancak Toronto Üniversitesinden beslenme araştırmacısı David Jenkins ve meslektaşları, farklı karbonhidratların kan şekeri üzerindeki etkisini sistemli bir şekilde Biber Hapı ile kıyaslayıp test ederek bu geleneksel anlayışı baş aşağı etti.