Etiketler
Kilo vermemek için bir başka bahane de, “Şişman olduğum halde şu anda güçlü ve sağlıklı görünüyorum. Rejim yapmaktan korkuyorum çünkü zayıf ve hastalıklı görüneceğim. Derilerim sarkacak, istenmeyen yerlerden kilo vererek orantısız görüneceğim,” sözleriyle ifade edilen korkudur. Biber hapı ortaya çıktığında bu korkularla birlikte bu bahaneler de yokolmuştur.
Bu tamamen uydurma bir mazerettir. Acı biber kapsülü sizi bu tip zorluklardan uzak tutar. Gerçekte bu mazereti ileri sürenlerin çoğu bunun yanlışlığım bilmektedirler. Hepimiz “sağlık sembolü” gibi görünen sonra ansızın hastalanan veya ölen çok sayıda şişman insan tanırız. Etli ve hatta “hoşa giden dolgunlukta” olmanın sağlıklı görünüm olmadığı istatistiklerle kanıtlanmıştır.
Hızla kilo verdiğiniz zaman cildiniz çok geçmeden toparlanıp normal orantılan bulur. Sarkan tek şey size bol gelen giysileriniz olur. İnsanlar zayıfladıkları zaman pırıl pırıl, yeni sağlıklı görünümleri ve güzellikleri konusunda iltifatlar görürler. “Bir dirhem et bin ayıp örter!” fikri eskimiş bir görüştür. Meksika biberi ile siz bu tip sorunlardan uzak kalacaksınız. Daha sonra anlatılacak olan hastalık ve ölümler konusundaki şoke edici gerçekler, şişman eşittir sağlıklı olmaktır gibi herhangi bir inancınız kaldıysa onu silip atacaktır.
Lif, karbonhidrat sindirimini yavaşlatan tek besin maddesidir. Biber hapı kullananlar bu yüzden liflere özenle yaklaşmalıdırlar. Yağ da, küçük bağırsağınızın, yediğiniz şekerlere ulaşmasını yavaşlatan bir gıdadır. Bu yüzden fazla kilolu yetişkinlerle yapılan araştırmalarda, omletle yapılan kahvaltının daha sonraki saatlerde daha az acıkmaya sebep olduğu ortaya çıkmıştır.
Karbonhidratların sindirimini yavaşlatan ve diyet yapanların yararına olan başka faktörler de vardır. Meksika biberi olmadan yapılan diyette limon ve sirke gibi asitli gıdaların midenin boşalma hızını yavaşlattığı ve kan şekerindeki yükselmeyi önlediği bilinmektedir. Salatalarınıza her ikisini de ekleyerek faydalarından yararlanabilirsiniz.
Mayalı ekmek bile, lif oranı yüksek olmadığı hâlde asitlidir ve sindirimi ya-vaşlatarak midenin boşalmasını geciktirir.
Şu var ki biber hapı diyetimde düzgün yemek ve kilo kaybetmek için bu bilgiler çok önemlidir. İşte bu yüzden lif içeren karbonhidratların ve bazı yağların fayda-h olduğunu söylüyoruz. Özet olarak karbonhidrattaki şekerin işlenmesini yavaşlatan her türlü besin faydalıdır.
Önce protein içeren yiyecekleri Biber kapsülü ile yiyin. Çünkü bu tür yiyeceklerin sindirimi daha uzun sürer ve karbonhidrattan yana zengin yiyeceklerden gelen şekerin emilimini yavaşlatırlar. Ardından sebzelerinizi yiyerek en sona kompleks karbonhidratları bırakın. Meyveleri öğünler arasında yemek daha iyidir; ancak meyveyi yeşil salatanızla bir arada yemeyi tercih ediyorsanız bunu yemeğin sonuna saklayın. Bu hareketiniz biber hapı ile zayıflama düzenine yardımcı olacaktır. Yemeklerden sonra ve yatmadan önce tatlı yeme alışkanlığınızı bir kenara atın. Eğer arada bir canınız pasta ya da başka bir tatlı isterse yemekten en az iki saat önce yiyin.
Yemek yerken su vb. sıvıları içmeyin. Su ve diğer sıvılar sindirim enzimlerini seyreltir. Özellikle de buzlu su çok kötüdür, çünkü mideyi titrettiğinden verimini de azaltır. Bu kuralın dikkate değer bir istisnası şaraptır. Eğer şarap içiyorsanız yemeklerle birlikte için. Öğünler arasında bol bol sıvı için. İçecek seçiminiz su olmalıdır. Suyun biber hapı ile önemi çok yüksektir. Yağ yakımını destekler ve ne kadar çok su tiketirseniz meksika biberi ile daha hızlı kilo verirsiniz. Ancak kahve, çay ve meyve suları da toplam sıvı alımı içerisine dahildirler. Göz kararı olarak her gün iki – üç litre su için. Gazozlu içeceklerden uzak durun; çünkü kalsiyumu sistemden atarak diş minelerini mineralsiz bırakan asitler içerirler.
Özellikle de hasta olduğunuz zamanlarda gazozlu içecekler çok kötü bir fikirdir. Birkaç çay kaşığı kadar şeker içermelerinin yanı sıra akyuvarların mikroplarla savaşma becerilerini azaltır ve protein glikasyonunu artırırlar.
Bugün biber hapı kullanıcılarına bir örneklendirme ile cevap vermek istedik. Bir kişinin “ideal” ağırlığını belirleyen eski ölçümler, bir sigorta şirketinin oluşturduğu boy/ağırlık şemasını temel alıyordu. Çizelgeler, en uzun ömürlü sigortalı kişilerin boy ve ağırlık oranlarını temel alarak oluşturulmuştu. Genellikle biri, on dokuz yirmi dört yaş arasındakiler ve diğeri, otuz beş yaş ve daha yaşlı olanlar için iki şema kullanılırdı. İnsanlar, bu şemalardan boy ve yaşlarına bakarlardı. Şemalar, kişinin “ideal” olduğu orta noktaya düşmesi gereken aralığı verirdi.
Yıllar geçtikçe boy/ağırlık şema ölçümlerini belirleyen sağlık araştırmacıları ve beslenme uzmanları, bu ölçümlerin olması gerektiği gibi doğru olmadığını fark ettiler ve bu sayılar, yağ dağılımını içeren en uygun beden kompozisyonunu göz önünde bulundurmuyordu. Birçok insan, şemadaki sayılara çok güveniyordu ancak gerçekte bu sayılar her zaman bir bütün olarak nüfusumuzun en iyi ölçümü değildi.
Bir kişinin ölçüsü için sağlıklı ağırlık; toplam yağ, kas, kemik ve suyu göz önünde bulunduran belirli bir beden yapısı aralığıdır. Biber hapı yada Meksika biberi bu ağırlığa göre etkisini gösterir. Bu ağırlık, kişiden kişiye değişir ve kişinin en sağlıklı olabileceği, zayıf ya da kilolu durumu arasında bir yerde olan ağırlığını gösterir.
Sağlıklı bir kilo için uğraşmak ve sağlıklı bir kiloda kalmak, Biber hapı ile sağlığı elde etmek için önemlidir. Her birey, şişmanlık ve olabilecek diğer kronik hastalık risklerini belirlemek için ağırlığını değerlendirmelidir. Sağlıklı ağırlığı belirlemenin birçok seçeneği bulunmasına rağmen en popüler ve en kolay olanı Beden Kütle İndeksidir (BKİ). Bu ölçek, kişinin boy ve ağırlığı arasındaki oranı belirlemek için matematiksel bir formül kullanır. BKİ ölçümleri mükemmelden uzaktır fakat sağlıklı ağırlığı belirlemek için genel bir yol göstericidir.
Sağlıklı bir yaşam tarzına ulaşmak ve bu yaşam tarzını sürdürmenin tek yolu, her gün düzenli fiziksel etkinlikle günlük uygulanabilir bir yeme planını birleştirmektir. Ayrıca bu sağlıklı bir ağırlığa ulaşmanıza yardım edecektir. Bunu yaparak zamanla kalp hastalığı, yüksek kan basıncı, diyabet, felç, artrit ve bazı kanser türleri gibi sağlık risklerini artırabilen aşırı vücut ağırlığına sahip olmaktan kurtulacaksınız.
Bu süre içinde, fiziksel etkinliğinizi geliştirmeyi ve artırmayı da öğrenin. Çok etkin olmak, sizin daha fazla kalori ve enerji yakmanızı sağlar. Meksika biberi ile de bu süreci destekleyebilirsiniz. Tahıllardan yapılmış yiyecekler (buğday, pirinç ve yulaf) sağlıklı ve besleyici diyetin temelini oluşturur. Televizyon seyretmek ya da bilgisayar başında oturmak yerine bir fitness kulübüne katılın, tenis oynayın, bisiklete binin ya da sadece yürüyüş yapın. Ve kimsenin düzenli fiziksel etkinliğin sonuçlarını görmek için çok yaşlı ya da çok genç olmadığını unutmayın.
Bitkiler, doğanın insanlığa bir armağanıdır. Biber Hapı’ nın hammaddesi Meksika biberi de buna dahildir. İnsanlık gezegen üzerinde ilk belirdiğinde, bitkiler de tıbbi amaçlarla kullanılmaya başlanmıştır. Yüzyıllarca, formülleri dünyanın çeşitli yerlerindeki kabilelerin ve toplulukların ruhani liderlerinden ya da seçkin kişilerden öğrenile gelmiştir.
İkinci nesle yol gösteren iki önemli olay vardır:
- Bazı bilgili insanlar ve sağlıkçılar bitkileri anlamaya ve onları tedavide kullanmaya başladılar. Bu hareketin öncüleri arasında Arnold Ehret, Paul Bragg, John Tilden, Gaylord Houser ve Jethro Kloss yer almıştır.
- İlk kez, yiyecekler ve bitkiler aynı kapsülün ve şişenin içine konulmuştur. Dr. Royal Lee bunu hastalarına tanıtan ilk uzman kişi oldu. Zayıflama konusunda da aynen bunun gibi Biber hapı büyük başarı yakalamıştır. Yiyecekler ve otlar kurutuluyor, sonra toz haline getirilerek etkilerini korumaları için kapsüllerin içine konuluyordu. Bu şekilde yapılan hazırlık, yiyeceğin ve bitki özünün sağlamlığını koruyor ve bir arada tutuyordu.
Ne var ki, besin takviyelerinin bu iyi yöndeki gelişimi 1930′lara gelindiğinde farmakoloji endüstrisinin kârlı kazanç kapılarından biri haline geldi ve yönünü değiştirdi.
Hayvansal proteinlerle bitkisel proteinlerin besin değerleri aynı olmadığından, Biber hapı ile mercimekten alınan 10 gr. protein de yumurtadan alınan 10 gr. proteinle aynı değerde değildir.
Günde kilo başına 1 gr. protein alınması gerekir, bu yüzden tam protein almak isteyen herkes bunları bilmelidir.
Soyaya pek meraklı olan vejetaryenler ayrıca, soya kökenli yiyeceklerin aynı miktar protein içermediklerini bilmelidir.
Aynı şekilde yanlış olarak soya sütü adı verilen soya suyu da kalsiyum bakımından (100 gramda 42 mg.) inek sütüne göre daha zayıftır (100 gramında 120 mg.); bitkisel proteinler, organizmanın üretemediği temel aminoasitlerce de fakirdir ve Biber KApsülü ile önerilmezler. Tahıllar lysine ve baklagiller de methionin bakımından yetersizdir. Son olarak da her gün düzenli olarak ham tahıllar, baklagiller ve yağlı kuru meyveler (ceviz, fındık, badem…) yemeleri gerekir.
Bu yüzden sıcak ülke yemeklerine düzenli olarak tahıl ve baklagiller eklenmektedir: Meksika biberi tortulaşma mısır ve kırmızı havuç, Mağripli’ nin kuskusuna irmik ve nohut, Kara Afrika’da darı ve yer fıstığı katılır.
Kilo verme yolculuğunuzda ilerlerken, biber hapı ile hedeflerinizi yükseltebilir ya da düşürebilirsiniz. Hedefinizin, her iki yöne gitmesi için de geçerli sebepler vardır. BL’nin, hedefini yükseltmek için iyi sebepleri vardı, ancak siz, ilk hedefinizin fazla yüksek olduğunu düşünebilir ya da yaralanma ya da kilo almanıza yol açan ilaçlar (steroitler, antidepresanlar ya da tansiyon ilaçları) kullanmak zorunda olma gibi engellerle karşılaşabilirsiniz. Bu engelleri de Meksika biberi ile aşacaksınız. Hangi hedefin başarılabilir, güvenli ve tatmin edici olduğunu belirlemelisiniz ve siz biber hapıyla kilo verme sürecine başladığınızda, bu değişebilir.
Herkesin, her dönüm noktasında hedefine yakından bakması gerektiğine inanıyorum. Diyelim, on iki ayda 20 kilo vermeyi hedeflediniz. Her çeyrekte ya da her üç ayda bir hedefinize oranla nerede olduğunuza ve programın gerisinde mi, yoksa ilerisinde mi olduğunuza bakmalısınız. Biber diyetinde bu önem arz eder. Hedefinizi olduğu yerde bırakmayı ya da değiştirmeyi seçebilirsiniz, ama gelişiminizi gözlemlemek ve yolculuk boyunca hedefinizi tekrar değerlendirmek, son derece önemlidir.
Şimdi, uygun hedef belirlemenin ne kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz, işe koyulmanın zamanı geldi. Aşağıdaki stratejiyi, yıllardır başarıyla kullanmış olsam ve binlerce insana fayda sağlamış olsa da, unutmayın ki hedef belirlemek, evinize mobilya seçmek ya da duvarlarınızı hangi renge boyayacağınıza karar vermek kadar kişiseldir. Siz bunu biber hapı ile sağlayabilirsiniz. Sonuçta bir karar vermek zorundasınız, ama rehber olarak benim stratejimi de kullanabilirsiniz.
Dünyada sağlık üzerine yapılan araştırmaların sonucunda süt ürünlerinin zararlı olduğu ortaya çıkmıştır. Çok aşırı olmamak kaydıyla ancak biber hapı ile tavsiye edebiliriz. Sütte bulunan kazein maddesi, vücut tarafından sindirilemez. Vücutta toksin haline dönüşen kazein kanserin ve alerjilerin sebeplerinden biridir. Bebeklerde bu proteini sindiren lap enzimi bulunur ama ilerleyen yaşlarda insanda bu enzimi üreten gen kapanır. Tutkal yapımında kullanılan sütteki kazein proteini, vücutta da aynı biçimde bağırsak duvarına yapışıp kalır.
Kırmızı et de sindirim sonucunda geriye çok toksin bırakır. Tavuk eti de, tavuk yeminde antibiyotik ve hormon kullanılması nedeniyle kırmızı et kadar zararlıdır. Balık, hayvansal proteinlerin içinde en iyisidir, fakat onu da her gün tüketmemekte yarar vardır. Her ne kadar ağır bir hayvansal protein olsa da balığın içerdiği Alfa Linolenik Asit (ALA), ya da Omega – 3 doymamış yağ asitlerine bedenimizin ihtiyacı vardır. Bu nedenle haftada 2 -3 kere yanında bol salatayla kullanmak doğrudur.
Öte yandan keten tohumu da uzun zincirli Omega-3 yağ asitlerine dönüşen alfa linolenik asitçe (ALA) zengindir. Biz bu tip bitkisel yağların düzenli tüketimini Meksika biberi ile sürekli tavsiye ediyoruz. Balık yağları gibi, keten tohumu da yağ asitlerinin eksikliğini karşılamak için gıda takviyesi olarak kullanılabilir. Optimum A I,A miktarı günde bir veya iki tatlı kaşığı (2-9 g) keten yağı alınmasıyla temin edilebilir. Keten tohumu ayrıca, Linoleik Asit (LA: Omega-6) ve Oleik Asil (OA: Omega-9), lignan kansere karşı maddeler – (SDG), müsilaj çözünür ve çözünmez lifler ve A vitamini (Beta-karoten)içermektedir.
Vücudun proteinden alınan aminoasitlere ihtiyacı vardır. Ancak bu aminoasitler ceviz, badem, fındık ve baklagillerden sağlanabilir. Avokado da güzel bir protein kaynağıdır; bakla türleri de protein ihtiyacımızı fazlasıyla karşılar. Baklagiller: nohut, mercimek (özellikle yeşil mercimek) ve kuru fasulye, yoğun protein içeren besinlerdir. Biber hapı ile günde bir tabak yemek yeterlidir. Soya sütünün de protein değeri çok yüksektir, çünkü önemli aminoasitler içerir. Yani aminoasitler hayvansal gıdaların dışında da pek çok besinde bulunmaktadır.
Bu arada, anne sütünde bulunan protein oranının yalnızca %2 olduğunu hatırlatmak isterim. Yani en hızlı büyüme döneminde bebeğe bu kadar protein yetmektedir!
Besinlerin beyin nöro kimyasını ve henüz tamamı açıklığa kavuşturulamamış olan çok karmaşık psişik mekanizmaları değiştirme gücüne sahip oldukları kesin olarak bilinmektedir. Bu noktada, çeşitli ve dengeli beslenmek şartıyla, karın sağlığı bize her zamankinden daha büyük yararlar getirecektir. Biber Hapı sağlıklı ve düzenli beslenme ile desteklenmelidir. Nöromodülatörler, yani serotonin ve noradrenalin, beslenme mekanizmamızda çok önemli bir role sahiptirler. Depresif ruh halleri bazı insanlarda besin alımını artırır, anarşik bir beslenme tarzına yol açar, bazı insanlarda da tam tersine iştahı azaltır (bazen anoreksiaya varacak boyutta). Bazı gıdaların doğal antidepresan özellikleri vardır. Bu gıdaların da Biber Hapı ile tüketilmesi güzel sonuçlar doğurabilir. Nörotransmiterlerin öncü maddeleri olan amino asitleri içerdiklerinden, bu tip bir yemekten sonra kendimizi iyi ve sakinleşmiş hissederiz.
Glusitler depresyon gidericidir: İnsanı sakinleştirir, zevk ve mutluluk duygusu uyandırırlar. Yine de şekerlere, pastalara, tatlı hamur işlerine dikkatle yaklaşmalıyız zira bunlar kilo aldıran besinlerdir. O yüzden Meksika Biberi ile hiç tavsiye edilmezler. Pirinç, tahıl, kuru sebzeleri tercih etmenizi öneririm. Proteinler böbrek üstü bezinden salgılanan kortizol yoluyla ruh halini etkilerler. Lipitlerin zevk duygusu üzerinde etkileri vardır, ancak çok yağlı bir yemek konsantrasyon eksikliğine ve yemekten sonra uyuklamaya yol açar. Tam tahılların, yeşil veya kuru sebzelerin, kuru meyvelerin, bazı maden sularının ve siyah çikolatanın içerdiği magnezyum faydalıdır.
Selenyum vazgeçilmez derecede önemli bir maddedir: yumurta, deniz ürünleri, fındık, süt ürünleri, beyaz et ve kümes hayvanlarının etinde bulunur. Kalsiyum doğal bir sakinleştiricidir, kişinin moralini yükseltir: süt, peynir, taze tereyağı, yumurta, kokulu otlar, taze veya kuru sebzeler, yosunlar, balık, kabuklu deniz hayvanları, bazı maden suları vb. B6 vitamini de depresyonla savaşta önemli bir yardımcıdır, tahıl gevrekleri, muz, balık, yeşil sebzeler ve yağsız etlerde bol miktarda bulunur. Hepsinin biber hapı zayıflama periyodunda bol miktarda tüketilmesi gereklilikdir.