Etiketler
Psikolojik durumlar biber hapı diyeti üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
- Yıllardır her türlü diyeti denediniz ama hâlâ kilolarla başınız dertte mi?
- Sürekli kilo verip sonra tekrar almaktan mı şikâyetçisiniz?
- Her kilo verişinizin ardından daha da fazla kiloyla kendinizi tekrar başa dönmüş gibi mi hissediyorsunuz?
- Aslında nasıl beslenmem gerektiğini biliyorum ama uygulayamıyorum mu diyorsunuz?
- Geceleri yeme alışkanlığınızdan bir türlü kurtulamıyor musunuz?
- Üzgün, sinirli, sıkkın veya mutsuz olduğunuzda kendinizi buzdolabının önünde mi buluyorsunuz?
Eğer bu sorulardan birine veya bazılarına cevabınız evet ise bu yazı tam size göre! Çoğu popüler diyet ve diyetisyenlerin önerdiği beslenme planları Meksika biberi ile uygulandıkları zaman kilo kaybıyla sonuçlanırlar. Ancak önemli olan şunu hatırlamaktır ki kilo vermek kilonun korunmasıyla aynı şey değildir. Belki daha da zorlu olan süreç, diyet sonrası kilonun korunma sürecidir. Biber kapsülü bunu sağlar.
Kilonun korunması başlı başına bir davranış biçimi olan beslenmenin köklü değişimine bağlıdır. İşte psikologun ve kilo sorunlarında terapinin devreye girdiği yer burasıdır.
Beslenmenin değişmesi ancak hatalı beslenme şekline yol açan düşünceleri bir terapist yardımıyla ortaya çıkarıp değiştirerek mümkün olabilir. Kırmızı biber hapı sizin için sağlıklı zayıflama sağlar. Birçok durumda fazla kilolar, sorunun kendisi değil, başka bir sorunun dışa yansımasının sonucu olabilir. Bu durumda altta yatan sorunu çözmeye çalışmak gerekir.
Son yıllardaki diğer bir büyük diyet fenomeni de Dr. Dean Ornish planıdır, Ornish yaklaşımı, Pritikininkinden çok farklı değildir. Biber hapı ile uygulanabilir bir plandır. Bu diyet programı da toplam yağın ciddi biçimde sınırlandırılmasını gerektirirken, özgürce karbonhidrat tüketilmesine izin vermektedir. Biber kapsülü kullanıcıları için tam uyumludur. Ornish bir taraftan da egzersiz ve rahatlama teknikleri üzerinde durmaktadır.
Bazı ufak çaplı araştırmalarda, diyetin sonucu olarak gelişmiş damar sağlığı örnekleri sunulmuştur. Ornish yaklaşımında benim gördüğüm en büyük problem, kendisinin de kabul ettiği bir durumdur: Bu diyet programına uymak çok zordur. Diğer bir konu da toplam yağın sınırlandırılmasıdır. Birçok tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri, sizin için ve kan damarlarınız için faydalıdır. Bu fayda acı biber hapı için o kadar faydalıdır ki, etki bazında % 40′ lık bir artış sağlanabilir. Öyleyse niçin doymak ve yemeklerimizi daha lezzetli hâle getirmek için bu yağları tüketmeyelim? Diğer bir problem de yüksek karbonhidrat alımının belirli hastalarda prediyabet sendromuna sebep olmasıdır ki, bunu da kitabımızın “Yaklaşan Diyabet Tehlikesi” bölümünde ele alacağız.
Amerikalıların çeyreğinden fazlasının bu sendromdan etkilenmiş olması ve bu insanların da yarısından fazlasının kalp krizi geçirmiş olması, ortada endişelenecek bir şeyler olduğunu göstermektedir. Ornish, meksika biberi ile diyetini geliştirdiğinde, rafine karbonhidratların sağlığa zararlı etkileri neredeyse bilinmiyordu. Bugün Dr. Ornish prediyabet ile sonuçlanacak durumları ortadan kaldırmak için lif oranı yüksek karbonhidratların üzerine yoğunlaşmıştır.
Kilo vermemek için bir başka bahane de, “Şişman olduğum halde şu anda güçlü ve sağlıklı görünüyorum. Rejim yapmaktan korkuyorum çünkü zayıf ve hastalıklı görüneceğim. Derilerim sarkacak, istenmeyen yerlerden kilo vererek orantısız görüneceğim,” sözleriyle ifade edilen korkudur. Biber hapı ortaya çıktığında bu korkularla birlikte bu bahaneler de yokolmuştur.
Bu tamamen uydurma bir mazerettir. Acı biber kapsülü sizi bu tip zorluklardan uzak tutar. Gerçekte bu mazereti ileri sürenlerin çoğu bunun yanlışlığım bilmektedirler. Hepimiz “sağlık sembolü” gibi görünen sonra ansızın hastalanan veya ölen çok sayıda şişman insan tanırız. Etli ve hatta “hoşa giden dolgunlukta” olmanın sağlıklı görünüm olmadığı istatistiklerle kanıtlanmıştır.
Hızla kilo verdiğiniz zaman cildiniz çok geçmeden toparlanıp normal orantılan bulur. Sarkan tek şey size bol gelen giysileriniz olur. İnsanlar zayıfladıkları zaman pırıl pırıl, yeni sağlıklı görünümleri ve güzellikleri konusunda iltifatlar görürler. “Bir dirhem et bin ayıp örter!” fikri eskimiş bir görüştür. Meksika biberi ile siz bu tip sorunlardan uzak kalacaksınız. Daha sonra anlatılacak olan hastalık ve ölümler konusundaki şoke edici gerçekler, şişman eşittir sağlıklı olmaktır gibi herhangi bir inancınız kaldıysa onu silip atacaktır.
Lif, karbonhidrat sindirimini yavaşlatan tek besin maddesidir. Biber hapı kullananlar bu yüzden liflere özenle yaklaşmalıdırlar. Yağ da, küçük bağırsağınızın, yediğiniz şekerlere ulaşmasını yavaşlatan bir gıdadır. Bu yüzden fazla kilolu yetişkinlerle yapılan araştırmalarda, omletle yapılan kahvaltının daha sonraki saatlerde daha az acıkmaya sebep olduğu ortaya çıkmıştır.
Karbonhidratların sindirimini yavaşlatan ve diyet yapanların yararına olan başka faktörler de vardır. Meksika biberi olmadan yapılan diyette limon ve sirke gibi asitli gıdaların midenin boşalma hızını yavaşlattığı ve kan şekerindeki yükselmeyi önlediği bilinmektedir. Salatalarınıza her ikisini de ekleyerek faydalarından yararlanabilirsiniz.
Mayalı ekmek bile, lif oranı yüksek olmadığı hâlde asitlidir ve sindirimi ya-vaşlatarak midenin boşalmasını geciktirir.
Şu var ki biber hapı diyetimde düzgün yemek ve kilo kaybetmek için bu bilgiler çok önemlidir. İşte bu yüzden lif içeren karbonhidratların ve bazı yağların fayda-h olduğunu söylüyoruz. Özet olarak karbonhidrattaki şekerin işlenmesini yavaşlatan her türlü besin faydalıdır.
Önce protein içeren yiyecekleri Biber kapsülü ile yiyin. Çünkü bu tür yiyeceklerin sindirimi daha uzun sürer ve karbonhidrattan yana zengin yiyeceklerden gelen şekerin emilimini yavaşlatırlar. Ardından sebzelerinizi yiyerek en sona kompleks karbonhidratları bırakın. Meyveleri öğünler arasında yemek daha iyidir; ancak meyveyi yeşil salatanızla bir arada yemeyi tercih ediyorsanız bunu yemeğin sonuna saklayın. Bu hareketiniz biber hapı ile zayıflama düzenine yardımcı olacaktır. Yemeklerden sonra ve yatmadan önce tatlı yeme alışkanlığınızı bir kenara atın. Eğer arada bir canınız pasta ya da başka bir tatlı isterse yemekten en az iki saat önce yiyin.
Yemek yerken su vb. sıvıları içmeyin. Su ve diğer sıvılar sindirim enzimlerini seyreltir. Özellikle de buzlu su çok kötüdür, çünkü mideyi titrettiğinden verimini de azaltır. Bu kuralın dikkate değer bir istisnası şaraptır. Eğer şarap içiyorsanız yemeklerle birlikte için. Öğünler arasında bol bol sıvı için. İçecek seçiminiz su olmalıdır. Suyun biber hapı ile önemi çok yüksektir. Yağ yakımını destekler ve ne kadar çok su tiketirseniz meksika biberi ile daha hızlı kilo verirsiniz. Ancak kahve, çay ve meyve suları da toplam sıvı alımı içerisine dahildirler. Göz kararı olarak her gün iki – üç litre su için. Gazozlu içeceklerden uzak durun; çünkü kalsiyumu sistemden atarak diş minelerini mineralsiz bırakan asitler içerirler.
Özellikle de hasta olduğunuz zamanlarda gazozlu içecekler çok kötü bir fikirdir. Birkaç çay kaşığı kadar şeker içermelerinin yanı sıra akyuvarların mikroplarla savaşma becerilerini azaltır ve protein glikasyonunu artırırlar.
Bugün biber hapı kullanıcılarına bir örneklendirme ile cevap vermek istedik. Bir kişinin “ideal” ağırlığını belirleyen eski ölçümler, bir sigorta şirketinin oluşturduğu boy/ağırlık şemasını temel alıyordu. Çizelgeler, en uzun ömürlü sigortalı kişilerin boy ve ağırlık oranlarını temel alarak oluşturulmuştu. Genellikle biri, on dokuz yirmi dört yaş arasındakiler ve diğeri, otuz beş yaş ve daha yaşlı olanlar için iki şema kullanılırdı. İnsanlar, bu şemalardan boy ve yaşlarına bakarlardı. Şemalar, kişinin “ideal” olduğu orta noktaya düşmesi gereken aralığı verirdi.
Yıllar geçtikçe boy/ağırlık şema ölçümlerini belirleyen sağlık araştırmacıları ve beslenme uzmanları, bu ölçümlerin olması gerektiği gibi doğru olmadığını fark ettiler ve bu sayılar, yağ dağılımını içeren en uygun beden kompozisyonunu göz önünde bulundurmuyordu. Birçok insan, şemadaki sayılara çok güveniyordu ancak gerçekte bu sayılar her zaman bir bütün olarak nüfusumuzun en iyi ölçümü değildi.
Bir kişinin ölçüsü için sağlıklı ağırlık; toplam yağ, kas, kemik ve suyu göz önünde bulunduran belirli bir beden yapısı aralığıdır. Biber hapı yada Meksika biberi bu ağırlığa göre etkisini gösterir. Bu ağırlık, kişiden kişiye değişir ve kişinin en sağlıklı olabileceği, zayıf ya da kilolu durumu arasında bir yerde olan ağırlığını gösterir.
Sağlıklı bir kilo için uğraşmak ve sağlıklı bir kiloda kalmak, Biber hapı ile sağlığı elde etmek için önemlidir. Her birey, şişmanlık ve olabilecek diğer kronik hastalık risklerini belirlemek için ağırlığını değerlendirmelidir. Sağlıklı ağırlığı belirlemenin birçok seçeneği bulunmasına rağmen en popüler ve en kolay olanı Beden Kütle İndeksidir (BKİ). Bu ölçek, kişinin boy ve ağırlığı arasındaki oranı belirlemek için matematiksel bir formül kullanır. BKİ ölçümleri mükemmelden uzaktır fakat sağlıklı ağırlığı belirlemek için genel bir yol göstericidir.
Sağlıklı bir yaşam tarzına ulaşmak ve bu yaşam tarzını sürdürmenin tek yolu, her gün düzenli fiziksel etkinlikle günlük uygulanabilir bir yeme planını birleştirmektir. Ayrıca bu sağlıklı bir ağırlığa ulaşmanıza yardım edecektir. Bunu yaparak zamanla kalp hastalığı, yüksek kan basıncı, diyabet, felç, artrit ve bazı kanser türleri gibi sağlık risklerini artırabilen aşırı vücut ağırlığına sahip olmaktan kurtulacaksınız.
Bu süre içinde, fiziksel etkinliğinizi geliştirmeyi ve artırmayı da öğrenin. Çok etkin olmak, sizin daha fazla kalori ve enerji yakmanızı sağlar. Meksika biberi ile de bu süreci destekleyebilirsiniz. Tahıllardan yapılmış yiyecekler (buğday, pirinç ve yulaf) sağlıklı ve besleyici diyetin temelini oluşturur. Televizyon seyretmek ya da bilgisayar başında oturmak yerine bir fitness kulübüne katılın, tenis oynayın, bisiklete binin ya da sadece yürüyüş yapın. Ve kimsenin düzenli fiziksel etkinliğin sonuçlarını görmek için çok yaşlı ya da çok genç olmadığını unutmayın.
Bitkiler, doğanın insanlığa bir armağanıdır. Biber Hapı’ nın hammaddesi Meksika biberi de buna dahildir. İnsanlık gezegen üzerinde ilk belirdiğinde, bitkiler de tıbbi amaçlarla kullanılmaya başlanmıştır. Yüzyıllarca, formülleri dünyanın çeşitli yerlerindeki kabilelerin ve toplulukların ruhani liderlerinden ya da seçkin kişilerden öğrenile gelmiştir.
İkinci nesle yol gösteren iki önemli olay vardır:
- Bazı bilgili insanlar ve sağlıkçılar bitkileri anlamaya ve onları tedavide kullanmaya başladılar. Bu hareketin öncüleri arasında Arnold Ehret, Paul Bragg, John Tilden, Gaylord Houser ve Jethro Kloss yer almıştır.
- İlk kez, yiyecekler ve bitkiler aynı kapsülün ve şişenin içine konulmuştur. Dr. Royal Lee bunu hastalarına tanıtan ilk uzman kişi oldu. Zayıflama konusunda da aynen bunun gibi Biber hapı büyük başarı yakalamıştır. Yiyecekler ve otlar kurutuluyor, sonra toz haline getirilerek etkilerini korumaları için kapsüllerin içine konuluyordu. Bu şekilde yapılan hazırlık, yiyeceğin ve bitki özünün sağlamlığını koruyor ve bir arada tutuyordu.
Ne var ki, besin takviyelerinin bu iyi yöndeki gelişimi 1930′lara gelindiğinde farmakoloji endüstrisinin kârlı kazanç kapılarından biri haline geldi ve yönünü değiştirdi.
Hayvansal proteinlerle bitkisel proteinlerin besin değerleri aynı olmadığından, Biber hapı ile mercimekten alınan 10 gr. protein de yumurtadan alınan 10 gr. proteinle aynı değerde değildir.
Günde kilo başına 1 gr. protein alınması gerekir, bu yüzden tam protein almak isteyen herkes bunları bilmelidir.
Soyaya pek meraklı olan vejetaryenler ayrıca, soya kökenli yiyeceklerin aynı miktar protein içermediklerini bilmelidir.
Aynı şekilde yanlış olarak soya sütü adı verilen soya suyu da kalsiyum bakımından (100 gramda 42 mg.) inek sütüne göre daha zayıftır (100 gramında 120 mg.); bitkisel proteinler, organizmanın üretemediği temel aminoasitlerce de fakirdir ve Biber KApsülü ile önerilmezler. Tahıllar lysine ve baklagiller de methionin bakımından yetersizdir. Son olarak da her gün düzenli olarak ham tahıllar, baklagiller ve yağlı kuru meyveler (ceviz, fındık, badem…) yemeleri gerekir.
Bu yüzden sıcak ülke yemeklerine düzenli olarak tahıl ve baklagiller eklenmektedir: Meksika biberi tortulaşma mısır ve kırmızı havuç, Mağripli’ nin kuskusuna irmik ve nohut, Kara Afrika’da darı ve yer fıstığı katılır.
Kilo verme yolculuğunuzda ilerlerken, biber hapı ile hedeflerinizi yükseltebilir ya da düşürebilirsiniz. Hedefinizin, her iki yöne gitmesi için de geçerli sebepler vardır. BL’nin, hedefini yükseltmek için iyi sebepleri vardı, ancak siz, ilk hedefinizin fazla yüksek olduğunu düşünebilir ya da yaralanma ya da kilo almanıza yol açan ilaçlar (steroitler, antidepresanlar ya da tansiyon ilaçları) kullanmak zorunda olma gibi engellerle karşılaşabilirsiniz. Bu engelleri de Meksika biberi ile aşacaksınız. Hangi hedefin başarılabilir, güvenli ve tatmin edici olduğunu belirlemelisiniz ve siz biber hapıyla kilo verme sürecine başladığınızda, bu değişebilir.
Herkesin, her dönüm noktasında hedefine yakından bakması gerektiğine inanıyorum. Diyelim, on iki ayda 20 kilo vermeyi hedeflediniz. Her çeyrekte ya da her üç ayda bir hedefinize oranla nerede olduğunuza ve programın gerisinde mi, yoksa ilerisinde mi olduğunuza bakmalısınız. Biber diyetinde bu önem arz eder. Hedefinizi olduğu yerde bırakmayı ya da değiştirmeyi seçebilirsiniz, ama gelişiminizi gözlemlemek ve yolculuk boyunca hedefinizi tekrar değerlendirmek, son derece önemlidir.
Şimdi, uygun hedef belirlemenin ne kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz, işe koyulmanın zamanı geldi. Aşağıdaki stratejiyi, yıllardır başarıyla kullanmış olsam ve binlerce insana fayda sağlamış olsa da, unutmayın ki hedef belirlemek, evinize mobilya seçmek ya da duvarlarınızı hangi renge boyayacağınıza karar vermek kadar kişiseldir. Siz bunu biber hapı ile sağlayabilirsiniz. Sonuçta bir karar vermek zorundasınız, ama rehber olarak benim stratejimi de kullanabilirsiniz.